[ElmaKurdu #15860] Re: Turkiyenin klavyesi

Abdurrezak Öncü rezzak at mac.com
25 Kas 2007 Paz 01:11:21 EET


Sevgili Liste,

Konu çok uzun tartışıldı biliyorum ama klavye konusunda eksik kalan  
birşeyler daha var. Ben de bunları aktarmadan rahat edemeyeceğim.

Öncelikle tartışmanın sonlarına doğru olgunlaşan şu anki Mac  
kullanıcılarının Türkçe sorununun klavye dizilişi değil, karakter  
tablosundaki türkçe harflerin yerleri olduğunun farkındayım. Hatta  
burada bu uluslara özgü karakterlerin yerlerinin belirlendiği  
toplantılara katılmayıpta gezmeyi tercih eden yetkilileri de (Bu  
hikaye doğru mu yanlış mı onu da bilmiyorum ama herhalde doğrudur)  
nefretle kınıyorum. Tarihimizde sorumsuzlukları ile yaptıkları  
kötülükler açısından bir sıralama yapılsa, zararının Baltacı'dan daha  
büyük olduğuna inanıyorum bu kişi veya kişilerin.

Klavye dizilişi ise harflerin karakter tablolarındaki yerleri kadar  
önemli değildir belki ama bunca Türk insanının kullandığı dile uygun  
olmayan klavyelerle yaşadığı verimsizlik de toplamda önemli bir  
ekonomik kayıptır.

Yalnız klavye dizilişimizin Türkçemizi verimli yazabilmek için  
yaratıldığı doğrudur ama hangi makinelerde. Klavye dizilişlerinin her  
lisanda farklı olmasının sebebi tabii ki o lisanı verimli bir şekilde  
yazmaktır. Buradaki bilimsel çıkış noktası şudur. Klavyeler ilk önce  
daktilolar için geliştirilmiştir. Daktilolar, hele ki ilk modelleri  
yazmak için güç kullanılmasını gerektiren mekanik aletlerdir. O yüzden  
klavyeler insanların tuşlara az yorularak daha güçlü basmasını  
sağlayacak şekilde tasarlanmışlardır. Bu da elin momentumunu uygun bir  
şekilde kullanmak, daha basit söylersek çok kullanılan harfleri  
birbirinden uzağa ve bir harfi sağ elimizle yazarsak diğer harfi sol  
elimizle basmamızın gerekeceği şekilde yerleştirilmişlerdir. Biz  
basitçe F klavye Q klavye diyoruz ama klavyeler genellikle sol üstteki  
ilk harflerin dizilişleri ile anılır ve örneğin İngilizce QWERTY,  
Almanca QWERTZ, Fransızca AZERT diye anılan ve daha her dilde değişik  
klavye dizilişlerinin bilimsel çıkış noktası budur.

Bilgisayarlar yaygınlaşmaya başladığında; en önemli örnek İngilizce  
veya QWERTY klavye burada, bilgisayar klavyelerinin harfleri de  
daktilo ile aynı dizilişte ama bilgisayarlarda gerekli karakterler  
eklenerek yapılmışlardır. Bu arada bilim adamları artık  
bilgisayarlarda daktilo için gerekli güç alma temelinin gerekli  
olmadığını (bu temel nokta aynı zamanda elektrikli daktilolarla da  
geçerliliğini yitirmeye başlamıştı) , bilgisayar klavyesinin güce çok  
gereksinimi olmadığı ve yorulmadan hızlı yazabilmek için en çok  
kullanılan harflerin mümkün olduğunca yakın olması gerektiğini  
önermişlerdir. Bu noktada İngilizce için bilgisayar kullanırken QWERTY  
dizilişinin uygun olmadığını söylüyoruz ki bu doğrudur. Bilim adamları  
bilgisayara uygun İngilizce dili için DVORAK dizilişini  
geliştirmişlerdir.
İngilizce için bu dizilişin doğru olduğunu DVORAK touch typist'lerin  
(Kusura bakmayın DVORAK klavyede 10 parmak yazabilen kişi demek  
isitiyorum :)) QWERTY touch typist'lere fark atmasından anlıyoruz.

İşin özü şudur; F klavye de bilgisayar kullanıcılarının hızlı, verimli  
bir şekilde türkçe yazmaları için çok uyumlu bir diziliş değildir.  
Ancak elleri sırası ile kullandırma yüzdesi açısından yine de Q  
klavyeden iyidir. Yani Q klavyede bazen 10 harfi peşpeşe sol elle  
peşinden 5 harfi sağ elle basarsnız. En azından F klavyede durum böyle  
değildir. Ama bilgisayarda daha verimli yazmamızı sağlayacak Türkçeye  
uygun bir DVORAK benzeri klavye dizilişi oluşturulursa ve bu yeni  
dizilişte gerekli, bilgisayara uygun karakterlerde yer bulabilir.  
Teorik doğru budur. Amaan kim yapacak demeyin. Daha 70 yıl önce  
alfabemizi değiştirdik biz.

Pratikte duruma bakacak olursak ABD'de DVORAK dizilişinin doğru olduğu  
bilinmesine rağmen kimse kullanmıyor. Hatta savucularının sayısı  
80'lere göre oldukça azaldı. Diğer dillerde bilgisayar kullanımına  
uygun dizilişler tasarlandı mı bilmiyorum ama en azından ilgi yok.

Yani F klavyeyi bende dahil ne kadar savunsak da insan bazen  
yanlışların önüne geçemiyor.

Yine kalabalık bir yerde parmağınız kesilirse idrarınızla yıkayın  
geçer diyenlere de inanmayın. :))





More information about the ElmaKurdu mailing list