[ElmaKurdu #15861] Re: Turkiyenin klavyesi 2
Abdurrezak Öncü
rezzak at mac.com
25 Kas 2007 Paz 02:32:13 EET
Sevgili Liste,
Gecenin bir vakti oldu ama 1000 civarında kişiyiz listede. Herhalde
bunlardan 50 kişi ne yazdığımı okuyordur, bir geri bildirim gelir diye
sormak istiyorum. Sorumu tam olarak sormadan önce bu acayip klavye
dizilişinin oluşmasını sağlayan sebeplerin benim gördüğüm kadarını
size aktarayım.
Daha önce bilgisayar görmüştüm ama 1980 yılında işyerine alınan Epson
QX 10 (Modeli yanlış hatırlıyor olabilirim) CPM işletim sistemli
bilgisayarı kullanabilme olanağı buldum. Kullanmak için kuyruğa
girdiğimiz ki, kullandığımız da uyduruk BASIC programları yazmak ve
işletmekti, bilgisayarın yanında bir de printer almıştık. Modeli Epson
FX 100 mü idi yalan olmasın. Printerin kitabının son eklerinde
yabancı karakterleri printerde basmak gibi bir kısım vardı. Burada
basmak istediğiniz karakteri kareli bir kağıt üzerinde tanımlıyorsunuz
sonra dolu karelere karşılık gelen sayılarla bir hesaplama
yapıyorsunuz ve bu karakteri bir BASIC programı ile printeri
çalıştırdıktan sonra printer hafızasına yolluyordunuz. Çok zor birşey
değildi ama Türkçe bir karakter yazmak için ingilizce bir karaktere
ihtiyacınız vardı örneğin köşeli parantezi kurban ediyorsunuz, köşeli
parantez yazıyorsunuz ekranda da köşeli parantez görünüyor ama printer
onu ş olarak basıyor. Ben böylece 12 türkçe karakteri tanımlayıp
printere aktaran bir BASIC programı yazdım. Ama pekte kullanma
ihtiyacı yok.
Zamanı tekrar hatırlatayım 1980 yılı yani öyle F klavye filan
düşünmüyoruz. Düğmeye bastığımızda ekranda bir harf çıkıyor ve o bile
bizi heyecanlandırıyor. Bir yerlerden Wordstar (Kelime işlem) ve
dBASE (veri işlem) programları bulduk. O zaman Türkçe karakterlere
ihtiyacımız olmaya başladı. 81'de IBM PC çıktı biraz daha
bilgisayarlar arttı ve ben BASIC ile bastırabildiğim Türkçe harflerle
artist oldum çevremde. Daha sonra bilgisayarlar arttıkça kullananlarla
tanışmaya başladık. Her bilgisayarcı bir kültür merkezi idi sanki.
Girer konuşurduk. O zaman baktım ki Epson Printerlerin bu özelliğini
farkeden sadece ben değilmişim. Birbirimize soruyorduk sen hangi
karakterlerin yerine hangi Türkçe harfleri koydun. Ben hep shift ile
kullanıyorum bilmem ne diye. Hatta sonradan meşhur birisi olduğu için
söylüyorum. Emrehan Halıcı da o zamanlar Apricot (Apple'ın rakibi :)))
bayisi idi, onunla da bu Türkçe harfleri sen nereye koydun ben nereye
koydum diye konuşmuşluğumuz vardır.
Tabii bütün klavyeler Q, başka bir dizilişte klavye üretilebileceği
aklımıza bile gelmiyor, o klavyede Türkçe harfler için yer bulunmaya
çalışılıyor. İşte [, ],<, >, $ filan gibi işaretler Türkçe harflerle
yer değiştiriyor, klavyelerin üzerine etiketler yapıştırılıyor. Herkes
BASIC interpreter kullanıyor ve herkes yerler ile istediği gibi oynuyor.
İşte o günlerde birisi bu BASIC programlarından birisin compile etti.
Yani artık pek kimse dokunamadı. Hatta satıcı firmalar bile bu kendi
başına çalışabilen programı (stand alone veya o günkü dille exe
file'ı) bilgisiyarın disketine yükleyip bilgisayar açıldığında
çalışacak biçimde ayarladılar (AUTOEXEC.BAT)
Arkası çorap söküğü gibi geldi. Önce harflerin ekranda görünmesi
sağlandı, arkasından diğer printerlar ve devamında uzakdoğuda
ürettirilen PC-Q klavyeler. Fakat o BASIC programını kim compile etti
ise veya compile edilenlerden kiminki yaygınlaştı ise maalesef o
stardart olarak kaldı.
Yani bu PC-Q klavye veya Q Türkçe klavye o arayış döneminin ürünüdür,
temelinde herhangi bir planlama, resmiyet yoktur.
Şu anda iki sorum var listeye.
1. Bu klavye yerleşimini kim yaptı? :) Gerçi ben bunu yapan kişiyi
suçlamıyorum. O günün olanakları ile soruna basit bir çözüm arayışı
içinde idi bizler gibi. Erbakanın lafı ile "Pansuman bir tedbir" üretti.
2. Gerçekten ülkelerin karakter tablolarının oluşturulduğu bir
toplantı/toplantılar oldu mu? Türkiye'den görevli/görevliler gitti mi?
Bunlar toplantılara katılmayıp kafa mı gezdirdiler ve bu/bunlar kim?
Bilen var mı? :))))
En azından birinci vatandaşın İstanbullu, İkinci vatandaşın Ankara'lı
olduğunu düşünüyorum.
Bitirmeden bir de Mac'deki durumu aktarayım. 1985 sonu 86 başında oldu
Türkçe karakterlerin kullanılması. Yapılması da çok kolay oldu. Çünkü
Fontastic programı çıkmıştı onunla tasarlandı fontlar. Yalnız Mac'de
problem olmayan bir problem vardı. Font kavramı çıktığından ortaya en
azından dört font Chicago, Monaco, Geneva, Courier, bunların 12 14 18
ve 24 puntoları yaygın olarak kullanılıyordu. Printer için ise her
büyüklüğün iki katı gerekiyordu. Toplamda 4x4x3 = 48 karakter setinde
12 şer Türkçe karakterin oluşturulması gerekiyodu ki Fontasticte en
fazla dört beş saat sürerdi. Karakterlerin yerleri hiç problem olmadı.
Çünkü Mac'de fazladan bir option tuşu vardı ki bu fazladan bir klavye
demekti. Şimdilerde çoğumuz buna Alt tuşu diyoruz ama o zaman Option
Alt'ten çok daha fazlası idi. Yerler diyordum, ş harfi için Option+s,
Ö için Shift+Option+o böyle devam ediyor. Yani bugünkü US modified
dizilişi o zaman doğdu.
Zaten o zamanki Bilkom genel müdürü Vural bey hakikaten çok ilgili bir
kişiydi. F klavyeyi de hemen yaptırıp satışa sundu. Peşinden Türkçe
kitabı olan Türkçe programlar için önayak oldu. Kendisini saygı ile
anıyor şükran hislerimi sunuyorum. PC tarafı hala kara ekran üzerinde
yeşil harf mi güzel amber mi diye tartışıyorken..
Ve bugünkü tartışmalara bakıp çok üzülüyorum çoook. (Yanlış
anlaşılmasın tartıştığımıza değil, konulara ve gelinen noktaya)
Sevgiyle kalın
More information about the ElmaKurdu
mailing list